SORU 1: Tüketici kredisi ile bizzat iş yeri olarak kullanmak üzere bir gayrimenkul satın aldım. Söz konusu işyeri ile ilgili almış olduğumuz tüketici kredisi faizlerini maliyet veya gider olarak serbest meslek kazancımın tespitinde dikkate alıp alamayacağım hususunda beni aydınlatmanızı rica ediyorum.
YANIT 1: İşyeri olarak kullanmak üzere satın aldığınız gayrimenkule ilişkin kredi faizlerinden, söz konusu iktisadi kıymetin aktife alındığı tarihten hesap döneminin sonuna kadar tahakkuk edenlerin vergi idaresinin görüşüne göre maliyet bedeline intikal ettirilmesi gerekmektedir. Ancak bu konuda mükellefin doğrudan gider yazmak ya da maliyete intikal ettirmek konusunda mükellefin isteği doğrultusunda hareket edebileceği yönünde yargı kararları da mevcut bulunmaktadır. İktisadi kıymetin aktife alındığı hesap döneminden sonraki dönemlerde tahakkuk eden kredi faizlerinin ise doğrudan gider yazılması veya maliyet bedeline intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu konuda vergi idaresi ile yargının görüşleri arasında bir uyum vardır.
SORU 2: İşe iade davasını kazanan ve işverenin davetine rağmen süresinde işe başlamayan işçi hangi haklarını kaybetmiş olur?
YANIT 2: 4857 sayılı İş Kanunu''''na göre, işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren işçiyi bir ay içinde işe başlatmak, başlatmadığı takdirde mahkemenin takdir ettiği tazminatı ve boşta geçen sürenin ücretini ödemek zorundadır. İşveren işçiyi işe başlatmak istediği halde, mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işçi işverene başvuruda bulunmaz ise işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur. Diğer bir ifade ile, işçinin süresinde işverene başvurmaması, geçerli neden teşkil etmeyen eylemin fesih için haklı neden sayılmasını gerektirmez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin konu ile ilgili bir kararında, işverenin davetine rağmen 10 gün içerisinde işe başlamayan işçinin işe iade yönündeki başvurusunun samimi olmadığı, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmiştir. Bu sonuca göre de, işe başlamayan işçinin iş aktine işten ayrıldığı tarihten geçerli olmak üzere son verilmiş olacağından, işçi işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer haklar için talepte bulunamayacaktır. Yargıtay başka bir kararında da, işçinin işe başlamaması nedeniyle fesih geçerli olsa dahi, davanın açılmasına işveren sebebiyet vermiş olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı işverenin sorumlu olacağını kararlaştırmıştır. Ancak, işçi isterse yeni bir dava ile işverenden ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunabilecektir.