70 Avrupa Birliği'nin AR-GE Destekleri ile İlgili Fonları Prof. Dr. Selahattin TUNCER (E. Öğretim Üyesi – YMM)
Giriş
Prof. Dr. Tevfik Güngör Uras, Dünya`da yayımlanan bir yazısında belirttiği gibi, eskiden DPT: Devlet Planlama Teşkilatı özel sektöre ait Devlet tarafından uygulanan çeşitli teşvik tedbirleri kamuoyuna ve piyasaya duyurmak için özel yayınlar yapar ve toplantılar düzenlerdi. Bu yöntem bugün için pek revaçta değildir. Halbuki günümüzde gerek yerli ve gerekse yurt dışı değişik destek ve teşvik uygulamada olduğu halde, kamuoyu ve özellikle yatırımcılar bundan pek haberdar değildir.
Piyasada çalışan bazı danışmanlık firmaları, bu tür teşvik tedbirlerini iş yaptıkları firmalara duyurmaktadırlar, fakat bu yeterli değildir. Bu bilginin daha düzenli ve sistematik olarak kamuoyuna duyurulması ve yatırımcıların da bundan haberdar olması gerekir. Bu önemli hizmeti bir kamu kuruluşunun yeniden üstlenmesi gerekiyor.
Günümüzde Türkiye`de çok değişik teşvik ve destek uygulanıyor. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz Hazine Müsteşarlığınca yönetilen yatırımları ve istihdamı teşvik tedbirleridir. Yasa ve sonradan Bakanlar Kurulunca düzenlenen kararnameler ile bu teşviklerin ayrıntıları Hazine Müsteşarlığı tarafından yayımlanan Tebliğlerle uygulamaya konulmaktadır. Bunlardan ayrı olarak 5746 sayılı Yasa gereğince uygulamaya giren Ar-Ge faaliyetlerinin teşvikleri Maliye Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca müştereken yürütülmektedir. Bu yönetime TÜBİTAK da belirli bir ölçüde katılmaktadır.
Dış ticaret, yani ithalat ve ihracat teşvikleri memleketimizde Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) tarafından yürütülmektedir. Bilindiği gibi, ihracat teşvikleri çok çeşitli ve sayıca oldukça önemli bir yekûna ulaşmaktadır. Bunlardan birkaç örneği pazar araştırması, yurt dışı ofis, showroom depo, reklam-tanıtım-pazarlama, yurt dışı marka tescili, uluslararası e-ticaret portallarına üyelik, uluslararası kalite belgeleri teşvikleri şeklinde sıralayabiliriz.
Bilindiği gibi, iş aleminde önemli bir ağırlığı olan vergi teşvikleriyle ilgili uygulama ve denetim Maliye Bakanlığı uhdesindedir. Vergi mükellefleri açısından vergi teşvikleri gerçekten önemli bir konudur.
Bu yazı çerçevesinde incelemeye aldığımız Avrupa Birliğince sağlanan Ar-Ge destekleri ile ilgili fonlar, parasal bir destek ve teşvik olması açısından yatırımcılar için özel önem ve ağırlık taşımaktadır.
İlgilileri bilgilendirmek amacıyla çeşitli kaynaklardan derleyebildiğimiz doneleri ilgililerin bilgisine sunmak istiyoruz.
I.AB Çerçeve Programları
Avrupa Birliğinin kendi bünyesi içinde mevcut önemli kuruluşlardan biri de AB Çerçeve Programları`dır. Hemen belirtelim ki, Araştırma ve Geliştirme Fonları, AB Çerçeve Programları tarafından yönetilmektedir.
TÜBİTAK Kuruluş Yasası gereğince, uluslararası ikili ve çok taraflı bilimsel ve teknolojik işbirliği faaliyetlerinde Türkiye`yi temsil ve bu alandaki koordinasyonu sağlama görevi kendisine verilmiştir. Bu nedenle her yıl gerçekleşmekte olan AB Çerçeve Programlarına katılmakta ve Türkiye`yi burada temsil etmektedir. 2002 yılından beri bu katılım devam etmektedir.
Türkiye`nin gelişmekte olan bir ülke olarak, üniversite ve özel sektör kuruluşları sadece milli fonlardan değil, başta AB olmak üzere uluslararası tüm fonlardan Ar-Ge geliştirme konusunda faydalanmak için elden gelen bütün gayreti harcamak zorundadır.
Türkiye AB`nin çerçeve programlarına fiilen katılmakta ve 2002 yılından beri payına düşen mükellefiyeti de yerine getirmektedir. Örneğin 6. Çerçeve Programına Türkiye 250 milyon Euro`ya yakın bir katkıda bulunmuştur. Halbuki Türkiye bundan sadece 50 milyon Euro civarında yararlanabilmiştir. Çünkü üniversite ve özel sektör kuruluşları yeteri kadar proje hazırlayıp talepte bulunamamıştır. Türkiye gelişmekte olan bir ülke olarak gelişmiş ülkelerin Ar-Ge çalışmalarını sübvanse etmiş olmaktadır.
AB`nin Çerçeve Programlarından geçen yılki programlarından birine katılmış olan Cumhurbaşkanı sayın Abdullah Gül bu acı gerçeği çok yakından görmüş ve 7. Çerçeve Programına Türkiye`nin daha dikkatli bir şekilde katılmasını istemiş ve bütün üniversite ve özel sektör kuruluşlarını uyarmak zorunda kalmıştır.
II.Avrupa Birliğinin Özel Sektör Kuruluşları İçin Tahsis Ettiği Ar-Ge Teşvik Fonları
TÜBİTAK internet sitesinde yaptığımız inceleme sonunda Avrupa Birliğinin üye ve aday üye ülkelere açık olmak üzere tahsis etmiş olduğu Ar-Ge faaliyetlerini teşvik fonları`nı dört ana başlık halinde toplayarak okuyucularımıza sunmak istiyoruz. Unutmamak gerekir ki, bu fonlar sadece özel sektör kuruluşları içindir.
Bu Fon`ların Türkiye`deki temsilci ve yöneticisi aşağıda açıklayacağımız gibi TÜBİTAK`ın bir hizmet birimi olarak faaliyet gösteren TEYDEB Başkanlığı`dır. Ar-Ge birimi kurmak isteyen, kurulu Ar-Ge birimini geliştirmek isteyen özel sektör kuruluşları gerekli başvuruyu yaparak bu fonlardan yararlanabilirler.
İletişim yeteri kadar iyi çalışmadığı için Türkiye`de faaliyet gösteren bir çok küçük büyük sanayi kuruluşunun bu fonlardan haberi yoktur ve Türkiye bu önemli kaynağı yeteri ölçüde kullanmakta gerçekten başarısız olmuştur. Halbuki Türkiye bu fon kaynağına büyük ölçüde destek verdiği halde, yararlanmakta istenilen gayreti göstermemektedir.
Bu açıklamadan sonra, şimdi bu dört fon hakkında topladığımız bilgileri şöyle sıralıyoruz:
Avrupa Birliğinin Ar-Ge Destekleri
1. 1501 – Sanayi Ar-Ge Projeleri Destek Programı
Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı, 1995 yılından beri TÜBİTAK ile Dış Ticaret Müsteşarlığı (DTM) işbirliği içinde yürütülmektedir. Programı, firma düzeyinde katma değer yaratan kuruluşların Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarını teşvik etmek ve bu yolla Türk sanayisinin Ar-Ge yeteneğinin yükseltilmesine katkıda bulunmak üzere oluşturulmuştur.
98/10 sayılı "Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) Yardımına İlişkin Tebliğ" (Tebliğ), "Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik" ve "Sanayi Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Yenilik Projeleri Destekleme Programı Uygulama Esasları" na uygun olarak yürütülen programın amacı, sanayi kuruluşlarının Ar-Ge Projelerine % 60`a varan oranlarda hibe şeklinde destek sağlamaktır.
2. 1507 – KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) yönelik strateji ve eylem planlarında geliştirilen temel strateji; KOBİ`lerin verimliliklerini, katma değer içindeki paylarının ve uluslararası rekabet güçlerinin artırılması esasına dayanmaktadır. Ülkemizde, Ar-Ge faaliyetlerinin önemli bir bölümü büyük ölçekli işletmelerle sınırlı olup, ülke sanayinin % 98`ini oluşturan KOBİ`lerin Ar-Ge faaliyetleri istenilen düzeyin altında kalmıştır. Yukarıda belirtilen stratejik hedeflere ulaşmak için piyasa koşulları ve uluslararası anlaşmalar kapsamındaki yükümlülükler dahilinde, KOBİ`lerin Ar-Ge ve yenilik projeleri için farklılaştırılmış bir destek programı TÜBİTAK tarafından kurgulanmış ve uygulamaya alınmıştır.
KOBİ Ar-Ge Başlangıç Destek Programı ile, KOBİ`lerin bu sorunları aşabilmelerini sağlamak için yeni bir ürün üretilmesi, mevcut bir ürünün geliştirilmesi, iyileştirilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirilmesi konularında KOBİ`ler tarafından yürütülen 400.000 TL bütçe ve 18 ay süre ile sınırlı ilk 2 projenin TÜBİTAK tarafından desteklenmesi amaçlanmıştır.
Projelere program kapsamında sağlanacak desteklerle KOBİ`lerin, teknoloji ve yenilik kapasitelerinin geliştirilerek daha rekabetçi olmaları, sistematik proje yapabilmeleri, katma değeri yüksek ürün geliştirebilmeleri, kurumsal araştırma teknoloji geliştirme kültürüne sahip olmaları, ulusal ve uluslararası destek programlarında daha etkin yer almaları hedeflenmektedir.
3. 1508 – TEKNOGİRİŞİM: Teknoloji ve Yenilik Odaklı Girişimleri Destekleme Programı
Ülkemizde her yıl kurulan binlerce firmanın büyük çoğunluğunun ilk bir yıl içinde, kalanının önemli bir kısmının ise sonraki beş yıl içerisinde kapandığı bilinmektedir. Bu durumun nedenleri arasındaki küçük bir payı; kabul edilebilir, doğal sebepler oluştururken, temel neden işletmelerin iyi planlamadan kurulması ve iyi işletilmemeleridir. Diğer önemli payı ise teknolojik değişim karşısında ürünlerini ya da kendilerini yenileyemeyen firmalar oluşturmaktadır. Bugün çevremizde gördüğümüz pek çok işyeri veya ürünün beş yıl önce pazarda olmaması, firmaların ve ürünlerin teknolojik değişime ayak uydurabilmesi zorunluluğuna işaret etmektedir. Ayrıca yapılan uluslararası araştırmalar büyümeye ve ileri teknoloji alanlarına yönelik olmayan bu tür iş kurma girişimlerinin gelişmekte olan ülke ekonomilerinde durağanlık yarattığını göstermektedir.
Yüksek eğitimli (lisans, yüksek lisans veya doktora) kişilerin yenilikçi iş fikirleri, yeterli destek ve ortam sağlanmadığı için katma değeri yüksek girişimlere dönüşmeden yok olmaktadır. Bu durum sahip olunan beyin gücünün ülke çıkarları için tüm potansiyeli ile kullanılmasına engel teşkil etmekte, ülkemizdeki beyin göçünün başlıca nedenini oluşturmaktadır.
Bu gerçeklerden hareketle girişimcilik olgusunun teknoloji ve yenilik odaklı firmalara yönelmesini ve lisans, yüksek lisans veya doktora düzeyinde eğitimli öğrenci ve mezunların bilgi ve araştırmalarını ticari ve katma değeri yüksek ürünlere dönüştürebilmelerini teşvik etmek amacıyla TÜBİTAK, Teknoloji ve Yenilik Odaklı Girişimleri Destekleme Programı`nı (TEKNOGİRŞİM) kurgulamış ve uygulamaya almıştır.
Program kapsamında, girişimcilerin firmalarını kurmalarının ardından personel, malzeme, alet/teçhizat/yazılım, seyahat, danışmanlık, hizmet alımı, ofis kira gideri ve ofise ait su, elektrik, ısıtma ve iletişim giderlerinin TÜBİTAK tarafından % 75 oranında, en fazla 100.000 TL ve bir yıl süre ile desteklenmesi öngörülmektedir.
4. 1509 – Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı
. EUREKA . EUREKA Küme Projeleri . EUROSTARS . Ortak Teknoloji Girişimleri . CORNET
ve Avrupa Birliği Çerçeve Programları altında ortak proje çağrılarına çıkan programlar ve benzeri uluslararası programlara sunulan uluslararası ortaklı araştırma geliştirme projelerinin desteklenmesi için oluşturulmuştur. Bu tür uluslararası programlara katılan, Türkiye`de yerleşik, firma düzeyinde katma değer yaratan tüm kuruluşlar bu programdan yararlanabilmektedir.
Programın amacı, uluslararası Ar-Ge ve yenilik projeleri yapan Türkiye`de yerleşik kuruluşlara sağlanacak destekle, ülkemizdeki teknik yeterliliğin ve bilgi birikiminin artırılması, kuruluşların uluslararası teknoloji birikimine erişiminin ve teknoloji transferinin sağlanması, edinilen teknolojik bilgi ve deneyimin kuruluş bünyesinde içselleştirilerek, özgün teknolojilerin geliştirilmesinde ivme kazandırıcı ve yönlendirici bir etken olması ve kuruluşların uluslararası pazarlarda yer almasına katkı sağlamasıdır.
Bu program kapsamında destek almaya hak kazanan büyük ölçekli firmaların Ar-Ge projelerinin uygun bulunan proje harcamalarına en fazla %60, KOBİ`lerin proje harcamalarına da %75 oranında hibe destek sağlanması öngörülmektedir. Programa başvuruda bulunacak projelerin destek süresinde ve proje bütçelerinde herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır.
Bu program kapsamında desteklenecek olan EUREKA, EUROSTARS gibi uluslararası programlara sunulan projeler için "Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik" ve "Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı Uygulama Esasları" geçerli olacaktır.
III.Ar-Ge ile İlgili Dış Fonları Yöneten Örgüt
TEYDEB: Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı
Türkiye`de kalkınma hedefinin bilgi ve teknolojiye dayalı olmasını zorlamakta ve dolayısıyla Ar-Ge projelerinin desteklenmesi bu açıdan daha da önem kazanmaktadır. Türkiye, Avrupa Birliğinin stratejik hedefiyle uyumlu olarak, Ar-Ge faaliyetlerinin ve teşviklerinin ülke refahını artırmaya yönelerek 2004 yılı sonlarından başlayarak bir sıra yasal düzenleme yapmış ve on yıllık bir zaman kesiti içinde Ar-Ge harcamalarının Gayrısafi Yurt İçi Hasılaya Oranını % 2`ye çıkarmak için bir strateji oluşturmuştur.
Bilindiği gibi bugün Türkiye`de Ar-Ge`ye ayrılan kamu ve özel kesim kaynakları çok düşük düzeydedir. Özel kesim de dahil olduğu halde Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payının yükseltilmesi ve özellikle özel kesimin payının % 50`ye çıkarılması, diğer bilim-teknoloji destek programlarıyla birlikte TÜBİTAK tarafından yürütülen programların hedefidir.
Kuruluş statüsüne bakılacak olursa, endüstriyel araştırma ve teknoloji geliştirmek, yenilikleri desteklemek, özendirmek, izlemek ve üniversite-sanayi işbirliğini geliştirmek TÜBİTAK`ın temel görevleri arasındadır.
Bu amaçla yukarıda TEYDEB kısaltması altında Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı diye bir hizmet birimi kurulmuştur. İşte sanayi ve Ar-Ge`ye yönelik destek programları bu başkanlık tarafından yürütülmektedir.
IV.Yasal Düzenleme
TEYDEB tarafından yönetilen Ar-Ge ile ilgili dış fonların başvuru, yönetim ve denetimine ait mevzuat esas itibariyle iki ana başlık altında toplanabilir. Bunlar:
1- Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarına İlişkin Yönetmelik,
2- Uluslararası Sanayi Ar-Ge Projeleri Destekleme Programı Uygulama Esasları.
İlgilenenler bu mevzuatın metnine TÜBİTAK`ın internet sitesinden rahatça ulaşabileceklerdir.
V.Yurt İçi Ar-Ge Fonları
Ar-Ge fonları sadece AB ve diğer milletlerarası kuruluşların sağladıklarından ibaret değildir. Türkiye`de Ar-Ge faaliyetlerinin teşviki ile ilgili yurt içi milli fonlar da mevcuttur. Bunlar Merkezi Yönetim Bütçesi kaynaklarından sağlanan ve kamusal kaynakların büyüklüğü ile sınırlı fonlardır. Burada yeri ve sırası gelmişken, iki önemli yurt içi fon örneği üzerinde durmak istiyoruz. Bunlar:
1. Yurt Dışı Marka Tescil Fonu
Dış Ticaret Müsteşarlığı, pazar araştırması yapan ve ihracat ile meşgul olan firmalara, hibe şeklinde olmak üzere destek ve yardımlar yapmaktadır. İşte yurt dışı marka tescil fonu da bunun örneklerinden biridir.
Kendi markalarında ürün satışı gerçekleştiren ihracatçı firmalar eğer yurt dışında ürünlerinin satışını hızlandırmak ve güvence altına almak istiyorlarsa reklam ve tanıtım amacıyla, markalaşma yoluna gitmek ve bunun için de mamullerini o ülkede tescil ettirmek zorundadırlar. Böylece taklide karşı bir önlem almış olurlar.
İşte resmi formaliteyi tamamlayarak markalarını o ülkede tescil ettirmiş olan ihracatçı firma, Dış Ticaret Müsteşarlığına başvurarak marka tescil bedellerinin % 50`sini hibe olarak geri alabilmektedir.
Hatta daha önce marka tescil ettirmiş olan firmalar, geriye dönük olarak, 18 ay önce yaptırmış oldukları marka tescil bedellerini alabilme olanağı bile mevcuttur.
Ar-Ge uygulamasında taklide karşı korunmak için isim ve marka himayesi yabancı ülkelerde çok önemlidir. Dış Ticaret Müsteşarlığı konunun önemini göz önüne alarak ihracatçıların yurt dışı marka tescil bedellerinin yarısını üstlenmiş bulunmaktadır.
Bu Ar-Ge teşvikinin kaynağı Türkiye olduğu için "marka tescil bedelini" yurt içi fon örneği olarak ele aldık.
2. Teknogirişim Sermayesi Desteği
28.05.2008 tarih ve 5746 sayılı Ar-Ge Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Yasanın Türk Vergi Teşvik Sistemine getirdiği önemli yeniliklerden biri de Teknogirişim sermayesi desteği olmuştur.
5746 sayılı Yasanın 2/1-2 maddesindeki tanıma bakacak olursak, örgün öğrenim veren üniversitelerin herhangi bir lisans programından bir yıl içinde mezun olabilecek durumdaki öğrenci, yüksek lisans ve doktora öğrencisi ya da lisans, yüksek lisans ve doktora derecelerinden birini ön başvuru tarihinden en çok beş yıl önce almış kişilerin, teknoloji ve yenilik odaklı iş fikirlerini, desteği veren merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri tarafından desteklenmesi uygun bulunan bir iş planı çerçevesinde, katma değer, istihdam yaratma potansiyeli yüksek teşebbüslere dönüştürülebilmelerini teşvik etmek için verilen bir tür sermaye desteği sayılır.
Sözü edilen yasanın indirim, istisna, destek ve teşvik öğelerini düzenleyen 3/5 maddesi gereğince her yıl merkezi yönetim bütçesine konacak 10 milyon TL`den az olmayan ve her yıl yeniden değerleme oranı kadar artırılacak bir fon (meblağ) Ar-Ge projesi olan ve gelecek için ümit vadeden genç, iyi yetişmiş doktoralı veya masterli teknik elemanlara, teminat aranmaksızın 100 bin TL`ye kadar bir meblağ hibe olarak verilecektir.
5746 sayılı Yasanın uygulama ve denetimi için yayımlanan yönetmeliğin 4. bölüm madde 12 de teknogirişim sermayesi desteği uygulamasına ayrılmıştır. Bu maddede teknik özellikler taşıyan bu teşvik öğesinin uygulama ilke ve esasları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı bu yıl yayınlamış olduğu bir bildiri ile araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında 5746 sayılı Yasa kapsamında yenilikçi fikirleri olan girişimci gençleri 2009 yılı için hibe olarak hibe verilmesi gerekli 100 bin TL`ye kadar sermaye desteği için başvuruda bulunmaya davet etmiş ve bu müracaatın 17 Nisan 2009 tarihinde sona ereceğini duyurmuştur. Bu şekilde Teknogirişim Sermayesi Desteği uygulaması için uygulama başlamış bulunmaktadır.
İlk uygulama yılı olmasına rağmen, Bakanlıkça yapılan bu davete 100`den fazla başvuru yapılmış ve bir komisyon tarafından yapılan değerlendirmede 82 proje kabul edilerek her genç Ar-Ge girişimcisine 100 bin TL tutarındaki teknogirişim sermayesi desteği dağıtılmıştır.
Böylece Türkiye`de batılı ülkelerde bile benzeri az görülebilecek bir Ar-Ge teşvik öğesi hayata geçirilmiştir.
Türkiye`nin geleceği açısından önem taşıyan bu girişimi biz de candan kutluyoruz.