64 5838 Sayılı Yasanın (Torba Yasa) Sosyal Güvenlik Ve İş Mevzuatı Alanında Getirdiği Değişiklikler ve Uygulaması
Bekir GEÇER SGK Müfettişi
I.Genel Bilgiler
2008 yılının ikinci yarısında ABD''''de konut piyasasında başlayan ve yüzyılın krizi, dünya ekonomisinin 1930''''lardan bu yana karşılaştığı en tehlikeli finans şoku olarak nitelenen küresel ekonomik darboğaz ülkemizi de belli düzeyde etkilemeye devam etmektedir. Küresel ekonomik kriz, tekstil, otomotiv, inşaat, metal eşya imalatı gibi sektörlerde etkisini göstermektedir. Ekonomik krizin nedenleri, çözüm yolları, etkileri öncelikle ekonomistlerin, finansmancıların ve maliyecilerin uzmanlık alanına girmekle birlikte, konunun belki de en insani veya duygusal yanı olan işsizlik veya işten çıkarmalar boyutu istihdam ve sosyal güvenlik alanında çalışanların yüzleşeceği bir konu durumundadır. 2008 yılında ortaya çıkan krizin global kriz olması, ülkemizde 1994 ve 2001 yılında yaşanan ekonomik krizlerin ise ulusal ölçekte yüksek enflasyondan ve bankacılık sisteminden kaynaklanması nedeniyle farklı olması yanında, bir farklılık da 1994 ve 2001 yıllarında işverenlerin krize maruz kaldıktan ve krizin etkisini yaşadıktan sonra işçi çıkarmaya başlamış olmaları hususudur. 2008''''de başlayıp 2009''''da da devam eden krizde işverenler krizin etkileri henüz işyerinde belirginlik kazanmadan tedbir amaçlı ya da ihtiyat olarak işçi çıkarmaya başlamışlardır. Belirtilen global ekonomik krizin ülkemizde ortaya çıkardığı veya çıkaracağı etkileri hafifletmek amacıyla hazırlanan ve basında "Torba Yasa" olarak bilinen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı, 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun adıyla 18.02. 2009 tarihinde TBMM''''de kabul edilerek Cumhurbaşkanı''''na gönderilmiş ve 28. 02.2009 tarih ve 27155 mükerrer sayılı Resmi Gazete''''de yayımlanmıştır. 5838 sayılı Yasa ile bir çok yasada değişiklik yapılmış olmakla birlikte bu yazıda Sosyal Güvenlik ve İş Mevzuatı alanında yapılan değişiklikler ile bu değişiklikler sonrasında uygulamanın nasıl şekilleneceği üzerinde durulmuştur.
II.5838 Sayılı Yasanın Sosyal Güvenlik ve Çalışma Mevzuatında Yaptığı Değişiklikler ve Bu Değişikliklerin Uygulanması
A- Kısa Çalışma Ödeneği Yeniden Düzenlenmiş ve Uygulanma Kabiliyeti Artırılmıştır
Kısa çalışma ödeneği yeni bir uygulama olmayıp ilk kez 4857 sayılı İş Yasası''''nın 65. maddesinde düzenlenerek 22.05.2003 tarihinde uygulamaya girmiştir. Kısa çalışma ödeneği sisteminin pratikte uygulamasının olmaması ve uygulama yöntemlerinin bilinmemesi nedeniyle beklenen yararı sağlayamaması yönündeki eleştiriler dikkate alınarak konu hakkında 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun''''un 18. maddesi ile yeni düzenleme yapılmıştır.
Bu düzenleme ile kısa çalışma ödeneği İş Yasasından çıkarılıp 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Yasası''''na ek 2. madde olarak eklenmiş, bu değişiklik 26.05.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle kısa çalışma ödeneği işlemlerinin yürütülmesi Türkiye İş Kurumu''''na (İş-Kur) bırakılmış ve kısa çalışma ödeneğine kaynak olarak işsizlik sigortası fonu devreye sokulmuştur.
Bilindiği üzere, hizmet akdine tabi olarak işçi çalıştıran işveren, genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerini geçici olarak önemli ölçüde azaltması veya işyerinde faaliyeti tamamen veya kısmen geçici olarak durdurması halinde, kısa çalışma ödeneğinin devreye sokulması için, durumu derhal gerekçeleri ile birlikte Türkiye İş Kurumu ilgili şubesine, varsa toplu iş sözleşmesi tarafı sendikaya bir yazı ile bildirilmesi gerekmektedir.
İşverenin kısa çalışma talebi, öncelikle Türkiye İş Kurumu tarafından sebep ve şekil yönünden değerlendirilmekte, eksiklik görülmeyen dosyalar, genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle yapılan başvuruların uygunluk tespiti için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ilgili birimine gönderilmektedir.
Talebin uygun bulunması halinde kısa çalışmanın başlama ve bitiş tarihleri rapor ekinde yazılı olarak İş Kurumuna gönderilmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı''''nın İncelemesi sonuçları İş Kurumu tarafından işverene, işveren tarafından varsa toplu iş sözleşmesine taraf işçi sendikasına ve işyerinde yazılı olarak ilan edilmek suretiyle işçilere bildirilmektedir. İşyerinde geçici olarak en az dört hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenir. Kısa çalışma süresi, zorlayıcı sebebin devamı süresini ve herhalde üç ayı aşamaz. İşçinin kısa çalışma ödeneğine hak kazanabilmesi için, çalışma süreleri ve işsizlik sigortası primi ödeme gün sayısı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma şartlarını yerine getirmesi gerekir. Kısa çalışma ödeneğinden faydalanabilmek için işçinin kısa çalışma ödeneği bildirgesi ile birlikte işyerinin bağlı bulunduğu yerdeki İş Kurumu birimine müracaat etmesi gerekmektedir. Günlük kısa çalışma ödeneğinin miktarı, işsizlik ödeneği miktarı kadardı ve kısa çalışma ödeneği olarak yapılan ödemeler işsizlik ödeneği süresi kadardır. Kısa çalışma talebi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca uygun görülen işverenler, kısa çalışmanın başlaması veya faaliyetin durdurulması nedeniyle hizmet akdini askıya aldıkları sigortalılar hakkında üç nüsha Kısa Çalışma Ödeneği Bildirgesini tam ve eksiksiz olarak düzenleyip bir nüshasını Türkiye İş Kurumu''''nun ilgili ünitesine vermek, bir nüshasını sigortalı işsize vermek ve bir nüshasını da işyerinde saklamakla yükümlüdürler. Kısa çalışma ödeneği bildirgesinde yanlış ve/veya eksik bilgiler bulunması nedeniyle sigortalılara yapılacak haksız ve fazla ödemelerden işveren sorumludur.
2008 yılının ikinci yarısında başlayan ve 2009 yılı başından itibaren ülkemizde işçi çıkarma uygulamalarının hız kazanması üzerine kısa çalışma ödeneği ile ilgili birtakım düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz hale gelmesi üzerine bu ödenekten yararlanma koşullarının pratikleştirilmesine dönük mevzuat değişikliğine gidilmiştir. 5838 sayılı Yasa ile 25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu''''na geçici 8. madde olarak eklenen düzenleme gereğince, kısa çalışma ödeneği alınabilecek süre üç aydan altı aya çıkarılmıştır. Buna ek olarak kısa çalışma ödeneği alınabilecek süre bir defaya mahsus olmak üzere altı ay daha Bakanlar Kurulu kararı ile uzatılabilecektir. Ancak, bu altı aylık uzatma süresi, ilk altı aylık sürenin aksine işsizlik ödeneği alınabilecek süreden düşülecektir. 28.02.2009 tarihinden önce uygunluk tespiti yapılan kısa çalışma ödeneği uygulaması başvurularında da işverenin talebi halinde süre uzatımından faydalanma imkanı bulunmaktadır.
Mevcut haliyle en fazla işsizlik ödeneği miktarı kadar olabilen kısa çalışma ödeneği miktarı % 50 oranında artırılmıştır. Bu değişiklik sonrasında kısa çalışma ödeneği miktarı 01.01.2009-30. 06.2009 devresi için asgari 400 TL. azami 800 TL, 01.07.2009-31.12.2009 devresi için ise asgari 416 TL, azami 831 TL olarak uygulanacaktır.
Mevcut durumda kısa çalışma ödeneği alınan süreler işsizlik ödeneği süresinden düşülmekteydi. Yapılan düzenleme ile kısa çalışma ödeneği alınan süreler işsizlik ödeneği süresinden düşülmemesi sağlanmıştır.
Getirilen düzenlemeler 2008 ve 2009 yıllarında kısa çalışma ödeneği uygulaması için yapılan başvurulara münhasır olmak üzere geçerli olacak, daha önceki yıllardaki başvurular için geçmişe yürümeyecektir.
Yapılan bu düzenleme 5838 sayılı Yasa''''nın yayımı tarihinde (28.02.2009) yürürlüğe girmiştir.
B- 5510 Sayılı Yasa''''ya Göre Hizmet Akdine Tabi Olarak Çalışan Sigortalıların (4/I-a Kapsamındaki Sigortalılar) İşten Çıkışını Bildirmeyen İşverene İdari Para Cezası Uygulaması Getirildi
5510 sayılı Yasa''''ya göre hizmet akdine tabi çalışan sigortalıların (5510 sayılı Yasa''''nın 4/I-a maddesi kapsamında işlem gören sigortalılar) işten çıkışını bildirme yükümlülüğü bulunmakla birlikte, bu yükümlülüğe uymamanın cezai yaptırımı bulunmuyordu. 5838 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme gereğince işten çıkış bildirimi yapılmayan her bir sigortalı için aylık asgari ücret tutarında idari para cezası öngörülmüştür. Bu değişiklik 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
C- Çalışma Bölge Müdürlüğüne İşyeri Bildirimi ve İşçi İşe Giriş (Ek.1) İşten Çıkış (Ek.2) Bildirimi Yükümlülüğü, İş-Kur''''a İşten Ayrılma Bildirgesi Verme Yükümlülüğü Kalkmış Olup, Bu Konularda Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapılan Bildirimler Yeterli Görülecektir
İşverenler yeni işyeri açılışını, işyeri devrini, intikalini, kapanışını, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek zorunda olmayacak. Sosyal Güvenlik Kurumu''''na yapılan işyeri bildirimi bu konuda yeterli olacak. İşverenler işçi işe giriş (Ek-1) veya işçi işten çıkışını (Ek-2) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirmek zorunda olmayacak. Sosyal Güvenlik Kurumu''''na yapılan sigortalı işe giriş bildirimi ve işten çıkış bildirimi yeterli olacak. Buna ek olarak işverenler İş-Kur''''a işten ayrılma bildirgesi verme zorunluluğu sona ermiş olup, Sosyal Güvenlik Kurumu''''na işten çıkış bildirimi yapılması yeterli olacak. Bu değişiklik 01.08.2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
D- İşkolunda Yetkili Sendikanın Belirlenmesi ve Çalışma Hayatındaki İstatistiklerin Düzenlenmesinde Artık Sosyal Güvenlik Kurumuna Yapılan İşçi Bildirimlerini Esas Alınacaktır
Ek-1 ve Ek-2 işçi bildirim listesi verme yükümlülüğünün bu güne kadar varlığını korumuş olması, yetkili sendikaların belirlenmesi ve istatistik düzenlenmesinde bu listelerin esas alınması gerektiği görüşü idi. Bu görüş terk edilerek işkolunda yetkili sendikanın belirlenmesi ve çalışma hayatındaki istatistiklerin düzenlenmesinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılan işçi bildirimlerini esas alınması gerektiği görüşü egemen olmuş ve bu durum Yasal düzenlemeye de yansımıştır. Bu değişiklik 01.08. 2009 tarihinde yürürlüğe girecektir.
E- 18 Yaşından Büyük ve 29 Yaşından Küçük Erkek İşçilerle Yaş Şartı Aranmaksızın 18 Yaşından Büyük Kadınlar İçin Uygulanan Teşvik Koşullarında İyileştirme Yapılmıştır
18 yaşından büyük ve 29 yaşından küçük erkek işçilerle yaş şartı aranmaksızın 18 yaşından büyük kadınlar için uygulanan teşvikte, geçmiş altı aylık süreçte Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen bildirgelerde kayıtlı olsa dahi, 2008 yılı Aralık ve 2009 yılı Ocak ayında işsiz görünüyor ise bu kimseler için de teşvikten yararlanma imkanı getirilmiştir.
Bir yıl içinde işe alınanlara yani 01.07. 2008-30.06.2009 devresinde işe alınanlara uygulanacak olan teşvik iki yıla çıkarılmış yani sona erme tarihi 30.06.2010 olarak belirlenmiştir. Bu düzenleme 5838 sayılı Yasa''''nın yayımı tarihinde (28.02.2009) yürürlüğe girmiştir. F- 2547 Sayılı Yükseköğretim Yasası''''nın 46. Maddesine Göre Kısmi Zamanlı Olarak Çalıştırılan Öğrenciler Kısmen de Olsa Sigorta Kapsamına Alınmıştır
2547 sayılı Yükseköğretim Yasası''''nın 46. maddesine göre kısmi zamanlı olarak çalıştırılan öğrencilerden, aylık prime esas kazanç tutarı aylık asgari ücret tutarından fazla olmayanlar kısa vadeli sigorta kollarına (iş kazası, meslek hastalığı) tabi zorunlu sigortalı sayılmaya başlayacaktır. Bu değişiklik 01.10. 2008 tarihinden geçerli olmak üzere (geriye dönük olarak) yürürlüğe girmiştir.
G- Yaşlılık Aylıkları ve Emekli Aylıklarının İlgilinin Rızası Dışında Haczi Yasaklanmıştır
Yaşlılık aylıkları ve emekli aylıklarının ilgilinin rızası dışında haczi tamamen yasaklanmıştır. Haciz yapılabilmesi için ilginin muvafakati bulunması şarttır.
H- 2925 Sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa Göre Yaşlılık Aylığı Alanların Yeniden Çalışmaya Başlaması Durumunda Aylıkları Kesilmeden Sosyal Güvenlik Destek Primine Tabi Olarak Çalışmalarına İmkân Sağlandı
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık aylığı almakta iken sigortalı sayılmayı gerektiren bir işte çalışmaya başlayanların aylıklarını almaya devam ederken çalışmalarına ve haklarında sosyal güvenlik destek primi hükümlerinin uygulanmasına imkân sağlanmıştır. Bu değişiklik 01.10.2008 tarihinden geçerli olmak üzere (geriye dönük olarak) yürürlüğe girecektir.
I- 49 İlde Uygulamada Olan Sigorta Prim Teşvikinden Yararlanma Süresi Bir Yıl Daha Uzatıldı
Bilindiği üzere 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa ve 5350 sayılı Yasa gereğince 49 ilde 01.04.2005''''ten itibaren, yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin en az 30 işçi çalıştırmaları koşuluyla, bu işyerlerinde çalıştırdıkları işçilerin, 01.04.2005''''ten önce, işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, 1.1.2005''''ten önce idareye vermiş oldukları ve en son aylık prim ve hizmet belgelerindeki işçi sayısını en az % 20 artırmaları ve çalıştırılan toplam işçi sayısının asgari 30 kişiye ulaşması halinde (Bu işyerlerinde çalıştırılan toplam işçi sayısını geçmemek üzere) artırdıkları işçi sayısı ile mevcut işçilerden artırdıkları işçi sayısının iki katı kadar işçinin, prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin, % 80''''i (Endüstri bölgelerinde % 100''''ü) 31.12.2008 tarihine kadar hazinece karşılanmakta idi. Belirtilen 49 il 1-Adıyaman, 2-Afyon, 3-Ağrı, 4-Aksaray, 5-Amasya, 6-Ardahan, 7-Bartın, 8-Batman, 9-Bayburt, 10-Bingöl, 11-Bitlis, 12-Çankırı, 13-Diyarbakır, 14-Düzce, 15-Erzincan, 16-Erzurum, 17-Giresun, 18-Gümüşhane, 19-Hakkari, 20-Iğdır, 21-Kars, 22-Kırşehir, 23-Malatya, 24-Mardin, 25-Muş, 26-Ordu, 27-Osmaniye, 28-Siirt, 29-Sinop, 30-Sivas, 31-Şanlıurfa, 32-Şırnak, 33-Tokat, 34-Uşak, 35-Van, 36-Yozgat, 37-Kilis, 38-Tunceli, 39-Kastamonu, 40-Niğde, 41-Kahramanmaraş, 42-Çorum, 43-Artvin, 44-Kütahya, 45-Trabzon, 46-Rize, 47-Elazığ, 48-Karaman, 49-Nevşehir illeridir.
Yapılan Yasal düzenleme ile belirtilen 49 ildeki sigorta prim teşvikinin, aynı koşullarla geçerlilik süresi 31.12.2008 tarihinden 31.12.2009 tarihine uzatılmıştır.
Bu değişiklik 01.01.2009 tarihinden geçerli olmak üzere (geriye dönük olarak) yürürlüğe girmiştir.
III. Sonuç
Global ekonomik krizin ülkemizde ortaya çıkardığı veya çıkaracağı etkileri hafifletmek amacıyla çıkarılan 5838 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa ile getirilen düzenlemeler, işverenlerin henüz ekonomik krizin olumsuz etkilerine maruz kalmadan tedbir ve ihtiyat amaçlı işçi çıkarmalarının önüne geçmeyi hedeflemektedir.
Sosyal Güvenlik alandaki teşvik unsurlarının yararlanma süresinin uzatılması ve koşulların esnekleştirilmesi yasanın hedefine ulaşmasını kolaylaştıracak niteliktedir